Popüler

Bugün en çok okunan başlıklar
06.03.2020 20:12

Tam Kafadan Karavana

Mali sebeplerden ötürü başı dertte olan Şenol başkanın maceralarını konu alan gençlik filmi. Aşırı küfürlü bir fragmana sahip ve cinsel göndermeler vardır. Rahatsız olabilecekler lütfen videyoyu izlemesinler.

Yönetmen: Oğuz Öztürk Celal Öztürk
Oyuncular: Ali Biçim, Mesut Can Tomay, Efekan Can, Burak Güneş, Serkan Dağlı, Burcu Karakaya, Cemre Solmaz
Dağıtımcı CJ Entertainment Turkey
Yapım yılı 2020
Vizyon Tarihi: 27 Mart 2020

1
27.10.2019 09:49

Terminator dark fate

Terminatör serisinin yayına giren son filmidir.
İlk bölümlerden tanımış olduğumuz T-800 karakteriyle tanıdığımız arnold schwarzenegger ve sarah connor olarak yine kamera karşısında yer alan james cameron'u gördüğümüz harika bir film olacak.

0
06.01.2020 16:43

Dilimize yerleşmiş 10 İstanbul deyimi

1. ÜSKÜDAR’DA SABAH OLDU

Üsküdar’da deniz kıyısındaki Valide Sultan ve Mihrimah Sultan camilerinin müezzinleri, karşı tarafta yaşayan padişaha seslerini duyurabilmek ve ondan ihsan alabilmek, belki saray müezzinliğine yükselebilmek ümidiyle sabah ezanlarını mutlaka Beşiktaş’taki cami müezzinlerinden önce okurlarmış. Bir şeyin zamanını geçirmek, geç kalmak anlamında bugün dahi kullanılmakta olan “Üsküdar’da sabah oldu” deyimi vaktiyle aynı hat üzerinde olmalarına rağmen Üsküdar’ın Beşikta’tan önce okunan sabah ezanlarından kaynaklanmıştır.

2. MARMARA ÇIRASI GİBİ TUTUŞMAK

Eskiden ocak, soba veya mangalda ateş yakabilmek için çıralar kullanılır, bu çıralar ise çarşılarda tutam halinde satılırdı. Aniden parlayanlar, öfkelenenler için kullanılan bu deyim, sakızlı çam ağaçlarıyla meşhur olan Marmara Adası’ndan toplanan, reçinesi bol olduğu için kolay yanan çıralardan doğmuştur.

3. KABAK BAŞINDA PATLAMAK

Su kabaklarının içleri oyularak şişe gibi kullanıldığı yıllarda, Galata meyhanelerinde içleri şarap dolu kabaklar sıra sıra vitrine dizilir; isteyen külhanbeyi hangi kabağın ipini keserse onu alır ve bitirmeden yerinden kalkmazmış. Meyhaneye yapılan baskınlarda zabıtalar ve bekçiler tarafından mekandaki küpler ve fıçılar devrilir, sıra sıra asılmış şarap kabakları da meyhaneci ve araya giren müşterilerin başında patlatılırmış.

4. DİNGONUN AHIRI

İstanbul’da ulaşım için atlı tramvayların kullanıldığı yıllarda, iki at ile çekilen tramvaylara, dik Şişhane yokuşunu çıkabilmesi için fazladan atlar koşturulurdu. Azapkapı’da tramvaya eklenen takviye atlar, Taksim’de Dingo isimli bir Rum vatandaş tarafından işletilen ahırda dinlendirilir, sonra tekrar Azapkapı’ya götürülürlerdi. Gün içinde sürekli atların girip çıktığı ahırın bu durumu dolayısıyla, girenin çıkanın belli olmadığı yahut her önüne gelenin girip çıkabildiği yerler için bu deyim kullanılmıştır.

5. GOYGOYCULUK YAPMAK

Vaktiyle Muharrem ayında ilahiler okuyarak kapı kapı dolaşıp dilenen tarikat mensubu dilencilere goygoycu adı verilirdi. Bu kişiler, Muharrem ayından iki gün önce Üsküdar’daki tekkelerine giderek şeyhlerinin yanında toplanır ve buradan dörder beşer kişilik gruplar halinde semtlere dağılırlardı. Muharrem’in birinci gününden onuncu gününe kadar sokaklarda ilahiler okuyarak dolaşan goygoycular, gülbank çekerler ve durdukları kapının önünde dua ederlerdi. Günümüde bu deyim gevezelik, boşboğazlık yapmak anlamında kullanılmaktadır.

6. ÇAPULCU

Vaktiyle tulumbacı takımlarına sızmış işsiz güçsüz adamlara çapulcu adı verilirdi. Bunlar zaman içinde birtakım sınavlardan ve denemelerden geçerek takıma alınmlarına rağmen, bazıları ahlak düşkünlüğü sebebiyle yine ilk fırsatta yangın yerinden hırsızlığa kalkışırlar, durum fark edilirse polise teslim edilirler ve o semte bir daha adım atamazlardı.1910’lu yıllarda İstanbul şehreminliği görevini sürdüren Cemil Topuzlu, hatıralarında itfaiye teşkilatındaki aksaklıkları dile getirirken “çapulculuktan” bahsetmektedir.

7. BULGURLU’YA GELİN GİTMEK

Bir işte gereğinden fazla telaş gösterenlere söylenen bu deyimin hikayesi şudur; Bulgurlu Köyü, suyu ve havası nedeniyle güzel bir köydür, eskiden beri de pehlivan çıkaran bu köyün delikanlıları güzelliği ile meşhur olmuştur. Bu delikanlılarla evlenmek için civardaki köylerin genç kızları can atarlardı. Dokuz gün festival havasında geçen Bulgurlu’nun düğünleri de pek meşhurdu. Eğer Bulgurlu’dan bir görücü gelip kızı beğenerek nişan taktı mı, kız nişan bozulur korkusuyla çeyizini noksanlarını tamamlaması, bir an evvel nikah kıyılıp Bulgurlu’ya gelin gitmek için annesini, babasını gece gündüz sıkıştırırmış.

8. PÜSKÜLLÜ BELA

II. Mahmud devrinde önce askerler, ardından memurlar için resmi başlık olarak kabul edilen fes, kısa sürede halk arasında da kullanılmaya başlanır. Fesin yaygınlaşmasıyla beraber değişik renk ve biçimlerde, püsküllü ve püskülsüz biçimde modeller ortaya çıkmıştır. Yağmur ve kardan kalıbı bozulan, rüzgarda püskülleri sürekli karışan fesin kullanımı zahmetli ve masraflı bir iştir. Püsküllü bela deyimi bu durumdan esinlenerek ortaya çıkmıştır.

9. BALIK KAVAĞA ÇIKINCA

Karşılıklı noktalarda bulunan Rumeli ve Anadolu Kavağı, çok rüzgarlı ve akıntının kuvvetli olduğu yerlerdir. Buralarda bu yüzden balık tutmak neredeyse imkansızdır. İstanbul’da balığın bol bulunduğu ve dolayısıyla fiyatının düştüğü zamanlarda şehirde tutulan balıkların, Kavaklar’a kadar götürülüp satıldığı görülür. Diğer zamanlarda düşük ücretle balık almak isteyen müşterilere balıkçılar tarafından verilen cevap ise “O sizin dediğiniz ücret balık kavağa çıkınca olur” şeklindedir.

10. İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK

Kılık kıyafetleriyle dikkat çeken İstanbul hanımefendileri ve beyefendileri için kullanılan bu tabir, aynı zamanda gösterişten uzak ve giydiğini kendisine yakıştıran anlamlarını da taşır. Deyimde geçen “dirhem” ve “çekirdek” tabirleri kuyumculukta hassas tartılar için kullanılan ağırlık ölçüleridir. O dönemde piyasada en değerli para olan Osmanlı altını, tartıda iki dirhem bir çekirdek gelmektedir. Kılık kıyafet konusunda titiz olan kimselerin piyasada en yüksek değere ve hassas ölçülere sahip altın sikkeyle beraber değerlendirilen bir deyim olmuştur.

0
18.12.2019 22:02

Çankayanın şişmanı işçilerin düşmanı

1989 bahar eyleminde zonguldak maden işçilerinin meydanları inim inim inlettiği slogandır

0
05.05.2020 20:26

Pi-hole

Pi-hole, özel bir ağda kullanılmak üzere tasarlanmış bir DNS düdeni (ve isteğe bağlı olarak bir DHCP sunucusu) görevi gören Linux ağ düzeyinde bir reklam ve İnternet izleyici engelleme uygulamasıdır. Raspberry Pi gibi ağ özelliğine sahip gömülü cihazlarda kullanılmak üzere tasarlanmıştır, ancak Linux ve bulut uygulamaları çalıştıran diğer makinelerde kullanılabilir.

Pi-hole, geleneksel web sitesi reklamlarını ve akıllı TV'ler ve mobil işletim sistemi reklamları gibi alışılmadık yerlerde reklamları engelleme özelliğine sahiptir.

Lisansı: Avrupa Birliği Kamu Lisansı
İşletim sistemi: Linux
Kararlı sürüm: v4.4
Geliştiriciler: Pi-hole, LLC
İlk piyasaya sunum tarihi: 15 Haziran 2015; 4 yıl önce
Yazıldığı dil: Bash, PHP, C, CSS

1
28.10.2019 19:29

Recep Yazıcıoğlu

Recep Yazıcıoğlu; Tokat, Aydın, Erzincan ve Denizli eski valisi. Kişiliği ve görev yaptığı bölgelerde halka olan yakınlığı nedeniyle, sıradışı fikirleri ve enerjisiyle, ayrıca bambaşka görüşleriyle Süper Vali olarak anıldı.

Doğum tarihi: 2 Haziran 1948, Köprübaşı
Ölüm tarihi ve yeri: 8 Eylül 2003, Altındağ
Eş: Meryem Yazıcıoğlu (e. 1967–2003)
Kitaplar: Bu sistem değişmeli
Kardeşleri: Mustafa Sait Yazıcıoğlu, Selma Yazıcıoğlu Özcan
Çocuklar: Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Rüveyda Yazıcıoğlu Durmaz

0
07.01.2020 10:47

Fyodor Dostoyevski

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, Rus roman yazarı. Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg'daki Mühendis Okulu'na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi.

#dostoyevski

Doğum tarihi: 11 Kasım 1821, Moskova, Rusya
Ölüm tarihi ve yeri: 9 Şubat 1881, St. Petersburg, Rusya
Eş: Anna Dostoyevskaya (e. 1867–1881), Maria Dostoevskaya (e. 1857–1864)

Dostoevsky
1
25.05.2020 03:07

Paçva ırmağına yapılan beton ıslahat çalışması

Rize Fındıklı'da bulunan Paçva ırmağına yapılan "ıslahat çalışması" adı altında dökülen beton!

AKP'den CHP'ye geçen Rize Fındıklı Belediyesinde, AKP döneminde yapılan çalışmaların doğal yaşama ne denli zarar verdiği yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Rizeli olan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu tarafından geçen günlerde paylaşılmıştı.
Bekaroğlu tepkisini o kadar net ifade etti ki..

Bunların vazgeçilmez iki kutsalı beton ve para

diyerek memleketin betonlaşmasına tepki gösterdi.

Kesinlikle AKP tarihe şu kelime ile geçecekler..
Kaynak: https://twitter.com/MBekaroglu/status/1263485167093583872

Paçva ırmağına yapılan beton ıslahat çalışması
0
06.03.2020 16:01

Dünya kadınlar günü

Dünya Kadınlar Günü (DKG) her yıl 8 Mart'ta kutlanmaktadır. Kadın hakları hareketinin odak noktasıdır.

Amerika Sosyalist Partisi 28 Şubat 1909'da New York'ta bir Kadınlar Günü düzenledikten sonra, Alman devrimci Clara Zetkin 1910 Uluslararası Sosyalist Kadın Konferansı'nda 8 Mart'ın çalışan kadınların anısına her gün onurlandırıldığını önerdi. O günden bu yana Dünya Kadınlar Günü veya Uluslararası Çalışma Kadınlar Günü olarak kutlandı. 1917'de kadınlar Sovyet Rusya'da oy hakkı kazandıktan sonra, 8 Mart orada ulusal bir tatil oldu. O gün daha sonra ağırlıklı olarak sosyalist hareket ve komünist ülkeler tarafından 1967'de feminist hareket tarafından kabul edilene kadar kutlandı. Birleşmiş Milletler 1975'te günü kutlamaya başladı.

Bugün Dünya Kadınlar Günü'nü anmak, bazı ülkelerde resmi tatil olmaktan, başka yerlerde büyük ölçüde görmezden gelinmeye kadar değişmektedir. Bazı yerlerde bir protesto günüdür; diğerlerinde kadınlığı kutlayan bir gündür.

#dünyakadınlargünü

1
03.12.2019 17:07

Müzeyyen Senar

Müzeyyen Senar Türk Sanat Müziği sanatçısı. "Cumhuriyetin Divası" olarak da anılır.

Doğum tarihi: 16 Temmuz 1918, Gököz
Ölüm tarihi ve yeri: 8 Şubat 2015, Ege Üniversitesi, İzmir
Defin tarihi ve yeri: Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul
Ölüm nedeni: Zatürre
Ölüm tarihi: 8 Şubat 2015
Ölüm yeri: Ege Üniversitesi, İzmir
Eş: Tawfik Hamza (e. 1953–1955), Ercüment Işıl (e. 1943–1951), Ali Senar (e. 1935–1939)
Çocuklar: Feraye Işıl, Ömer Işıl

0