Bugün en çok okunan başlıklar
29.05.2019 22:58

Şirinler

Küçük mavi yaratıkların komunal hayat sürmesini anlatan, baş kötü karakteri olan Gargamel tarafından sürekli taciz edilip yenilmeye yada altına dönüştürülme denemeleri ile şirinleri darlanmasını konu alan ve komünist düşünceleri empoze etmekle suçlanmış çizgifilm.

2
24.07.2019 10:15

Kuzey Kıbrıs Turkcell’den Mustafa Sandal konserine hediye bilet

Kuzey Kıbrıs Turkcell’den yapılan yazılı açıklamada, Puzzle Travel iş birliği ile bir çiftin 31 Temmuz’da ‘Turkcell Yıldızlı Geceler’ kapsamında Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak Mustafa Sandal konserine çift kişilik konser bileti,  gidiş dönüş uçak bileti ve çift kişilik bir gece konaklama kazanacağını açıkladı.

Açıklamanın devamında, “Kampanya kapsamında Kuzey Kıbrıs Turkcell ve Puzzle Travel’in Instagram sayfalarını takip eden ve ilgili gönderiyi beğenip birlikte gitmek istediği arkadaşını gönderiye etiketleyen kişiler arasında yapılacak çekiliş ile şanslı kişi belirlenecek. Konseri izlemeye hak kazanmak için 24 Temmuz tarihinde en geç saat 23.59’a kadar belirtilen katılım şartlarının yerine getirilmesi gerekiyor. Bireysel hat kullanan Kuzey Kıbrıs Turkcell müşterilerinin katılabileceği kampanya için 18 yaşını doldurmuş ve gerekli seyahat belgelerine sahip olunması gerekiyor” denildi.

 

0
09.08.2019 16:31

Küçük Japon kız Sadako

6 Ağustos 1945' te #Hiroşima’ya atom bombası atıldığında 2 yaşındaydı. 12 yaşına geldiğinde maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kansere yakalanmış ve hastaneye yatırılmıştı. Ama durumu ümitsizdi.

Hastanedeki tüm doktorlar, küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük Japon kız hayat doluydu. Koridorlarda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyordu. Hastaların arasında en sevdiği kişi ise 80 yaşlarında, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadındı.

Küçük Japon kızı, ölüm döşeğindeki bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamıştı. Kadın ölmeden hemen önce “Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul” demiş ve son nefesini vermişti.

Küçük Japon kız çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla geleneksel Japon sanatı olan origamiyle kağıttan turna kuşları yapmaya başlamıştı. Neşe içinde çalıştığından ilk başlarda öyle hızlı yapıyordu ki,1000 tane turna kuşu yapması işten bile değildi.

Ama sağlığı da hızla bozuluyordu. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış; dünyanın dört bir yanından insanlar küçük kıza, binlerce turna kuşu göndermeye başlamıştı.
Ama ne yazık ki küçük Japon kız, haberler basında çıktığında artık elini kıpırdatamaz hale gelmişti. Hayattaki son saatlerini 644. kuşu yaparak geçirdi. Kuşu bitirmiş, gözleri kapanırken hemşireler ve hastabakıcılar, postadan çıkan yüzlerce origami kuşuyla odasına girmişlerdi. Ama küçük Japon kızı yüzünde bir tebessüm yatağında cansız yatıyordu. Postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşıdılar hastaneye.

Sayısı milyonlara ulaşan o turna kuşları Japonya’da bir müzede sergileniyor…

İşte bu hikaye Japonya’da 1943-1955 yılları arasında yaşayan Sadako Sasaki’nin hikayesidir. Arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp onunla birlikte gömdüler.

Turna kuşu, o zamandan beri barışın ve nükleer silahsızlanmanın simgesidir ve o gün bugündür dünyanın her yanından insanlar rengarenk kağıtçıklardan binlerce turna kuşu yapıp, 6 Ağustos'ta Japonya'ya; Sadako'nun heykeline konsun diye, turnalar barışa uçsun diye, nükleere karşı kanat çırpsın diye, nükleer silahsızlanma olsun diye, çocuklar ölmesin diye, şiddet bağımlısı dünya iyileşsin diye uçururlar.

Küçük kızın hayatı “Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu” adıyla 1977 yılında Elanor Coerr tarafından kaleme alınmıştır..!

0
21.08.2019 21:06

Proboscis Maymunu

Asya'ya özgü en büyük maymun türlerinden biridir ve genellikle 'uzun burunlu maymun' olarak adlandırılır.

Bilimsel adı: Nasalis larvatus
Besin zinciri basamağı: Otobur Encyclopedia of Life
Gebelik süresi: 165 gün Encyclopedia of Life
Üst sınıf: Proboscis monkeys
Kütle: Erkek: 20 kg (Yetişkin), Dişi: 9,5 kg (Yetişkin) Encyclopedia of Life
Uzunluk: Erkek: 66 – 76 cm (Baş ve vücut), Dişi: 53 – 64 cm (Baş ve vücut)

Proboscis Maymunu
1
01.10.2019 13:18

Çin Halk Cumhuriyeti'nin 70. yıl kutlamaları

Çin, kuruluşundan bu yana 70 yıl geçti. Tiananmen Meydanı'ndaki en büyük askeri geçit töreninde, nükleer yetenekli bir uçak da dahil olmak üzere en yeni füzelerini sergiledi. Başkan Xi Jinping, "hiçbir kuvvetin" ulusun temelini sarsamayacağını belirtti.

Çin, anavatanlarını barış ve güvenlik için korumakta ve savunmada çok ciddi görünüyor. Ayrıca Amerika'ya inceden mesajda gönderiyorlar. Amerika'ya kafa tutan iki ülkeden biri olma özelliğini de koruyor.

#Çin

1
13.07.2019 22:50

Rezalet pavyon videosu

SSCB yıkıldığında millet ahırdaki ineğini gece karısından habersiz satıp Rus kadınlarına giderdi aradan 30 yıl geçti değişen bir şey yok.

3
14.10.2019 00:08

Çorum Hitit Üniversitesi’nde Profesör ile Doçent arasında çıkan tartışma

Ülkenin bilim insanlarını bile liyakat ile bir yere getitirseniz böyle kalitede insanların ister ister çoğaltmış olursunuz. Ben adamda özguven eksikliğini pozisyonunu kullanarak alt çalışsanları ezmesinden söz hakkı bile tanımamasından, ben herşeyi bilirimci tavrından anladım. Bu adam bilim falan üretemez. Bir insan bilim üretilen yerde bir toplantı esnasından nasıl böyle küfür edebilir. Bu cesaretin kaynağı nedir?

Tiplere bakınca ülkeme acıyorum. Torpille bilim insanları olursa sonuç bu kaçınılmaz. Benin güzel halkım. (Dikkat Küfür İçerir)

0
11.04.2019 16:55

Yaran Fıkralar

#Fıkra
Fabrikatör ve oğlu kendi sosis fabrikalarında gezmektedirler. baba oğluna makineleri tanıtmaktadır:

Baba: bak oğlum. bu sosis üretme makinesi.öküzü burdan veriyosun diğer taraftan sosis olarak alıyorsun.
Oğul: peki baba. sosisi burdan versek diğer taraftan öküz olarak çıkar mı?
Baba: o teknoloji sadece senin annende var oğlum!

4
05.07.2019 02:54

Sodyum Bikarbonat

Sodyum bikarbonat, halk arasında bilinen adıyla soda, NaHCO3 formüllü bir bileşiktir.

Kabartma tozu olarak da kullanılan sodyum bikarbonat, antiasit özelliğine sahip bir kimyasal maddedir. Beyaz renkli toz şeklindedir. Suda çözünme özelliği vardır. Genel kullanım alanı, kimya, cam, döküm, sabun, deterjan, kağıt ve tekstil sanayisidir.

Sodyum Bikarbonatın Kullanımı
Sodyum bikarbonat, halk arasında sıklıkla hamur kabartma tozu olarak bilindiği için, bu şekilde kullanımı yaygındır. Ancak bunun yanı sıra yanmış tepsilerin ve tencerelerin rahat bir şekilde temizlenebilmesi için iyi bir çözümdür. Ayrıca demliklerin içerisindeki kalıntıların, termoslardaki ve vazolardaki kalıntıların temizlenmesinde de kullanılır. Uygulanması da son derece basittir. Uygulanacak kaba sıcak su doldurulur ve içerisine sodyum bikarbonat dökülür. Bu karışımla lekeler kolaylıkla temizlenir. Sodyum bikarbonatın soda hali suyla tepkimeye girdiğinde bazik özellik kazanarak deterjan görevi görmektedir.

Sodyum bikarbonat, kuru bakliyatların daha iyi haşlanması için de kullanılabilir. Haşlama suyuna bir miktar sodyum bikarbonat eklendiğinde bakliyatlar daha çabuk yumuşar. Ayrıca ağız kokusu olanların da derdine çare olabilmektedir. İstenmeyen kokuları önleyen bu madde, lavabo kokularının önlenmesi, ayakkabı kokularının giderilmesi, buzdolabı kokularının giderilmesi için de kullanılabilir. Sodyum bikarbonat; lahana ve karnabahar gibi sebzelerin haşlanması esnasında çıkan kokuların giderilmesi içinde haşlama suyuna katılarak kokular önlenebilir.

Böcek sokmaları sonrasında, böcek ısırığının olduğu yere sodyum bikarbonatlı su ile uygulama yapıldığında ısırılan bölgedeki kaşıntıyı engellemektedir.
Sodyum Bikarbonat

. El ve ayak terlemesi sorunu olanların deodorant yerine sodyum bikarbonatlı su kullanılırsa bu bölgelerdeki terleme sorununda azalma olur ve kötü kokular da engellenir. Güneş yanıklarında sodyum bikarbonatlı su yanan bölgeye anında uygulanırsa, yanık bölgedeki ağrıyı hafifletmektedir.

Sodyum Bikarbonatın Zararları
Sodyum bikarbonat, doğrudan maruz kalındığında insanlar için zararlı olabilecek bir maddedir. Bu zararlar şu şekilde sıralanabilir;

Sodyum bikarbonat, göz veya cilde doğrudan temas ettiğinde tahriş edici etki oluşturmaktadır.

Sodyum bikarbonat solunum yoluyla doğrudan vücuda girmişse, temiz hava alınabilecek bir ortama geçilmelidir. Bu maddenin yoğun olduğu ortamlarda kişilerin sürekli olarak maske kullanması faydalı olur. Sürekli olarak maruz kalındığında ise dişlerde yıpranmaya ve ciltte kızarıklığa yol açar.

Sodyum bikarbonat üretiminin yapıldığı ortamda çalışan kişilerin ciltlerini bu maddeye maruz bırakmamaları gerekir. Maruz kalındığında bol su ile yıkanması gerekir. Yıkanmadığı taktirde ciltte çatlama meydana gelebilir.Gözle temas halinde ise akan su altında bol su ile yıkanmalıdır.

Sodyum bikarbonat doğrudan yutulduğu taktirde etkisini 4 gün içerisinde gösterebilir. Yutmaya maruz kalındığında hastalarda karın ağrısı, susuzluk, sindirim sisteminde iltihap gibi rahatsızlıklar görülür. Bu tür belirtiler görüldüğü taktirde derhal doktora başvurulmalıdır.

0
06.07.2019 00:30

Küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan cümleler

Seni arkadaşım olarak görüyorum.

6
14.07.2019 02:02

Bunlar solcu, bunlar ateist, bunlar terörist

28 Şubat 2014'de Ankara'da açılışı yapılan 1071 Malazgirt bulvarının Ankara halkının ve ODTÜ öğrencilerinin protesto etmesi üzerine polis müdahale gerçekleştirmişti. Bunun üzerine öğrenciler de polise direniş göstermişti. Bunun üzerine Balıkesir'de konuşa RTE, bulvara karşı çıkan öğrenciler için "Bunlar Solcu, Bunlar Ateist, Bunlar Terörist" demişti

3
15.07.2019 20:41

Düz duvara tırmandıran tahinli pide reklamı

Acayip güzel bi reklam filmi, düşük bütçelide olsa vizyonundan ötürü marka sahibini tebrik ediyorum.

1
16.07.2019 21:01

Çok eşlilik

Ünlü İslam apolojisti Zakir Naik şöyle söylüyor: "Her kadın sadece bir erkekle evlenirse; ABD'de otuz milyondan fazla kadın, Britanya da 4 milyon kadın, Almanya da 5 milyon kadın, Rusya da 9 milyon kadın kocasız kalacak. Koca bulamayan kadınlara karşı bir seçenek, evli olan erkeklerle evlenmektedir."

Naik bu ayet ile çok eşliliği savunuyor ve Kuranın Nisa 4. ayetini savunmaya çalışıyor. Bu ayet erkeğin eşit muamele edebiliyorsa, birden fazla eş alabileceğini açıklar. Eğer bunu yapamazsa, sahip olduğu kadın köleler / cariyeler ile yetinmelerini söyler. Naik, çok eşliliğin kadınların açakgönüllülüğünü koruduğunu iddia ediyor. Dünyadaki kadın nüfusunun, erkek nüfusundan çok daha fazla olduğuna inanıyor ve bu yanlıştır. Buna bir bakalım:

CIA'nin küresel istatistikleri(2006):

Yaş grubuna göre Cinsiyet nüfusu

0-14: Erkek = 919219446 - Kadın = 870242271
15-64: Erkek = 2152066888 - Kadın = 2100334722
65 ve üstü: Erkek= 213160216 - Kadın= 270146721

Toplam erkek nüfusunun, kadın nüfusunu birazcık aştığını görebiliriz. Dolayısıyla Zakir Naik yalan söylemektedir. Kadınların, erkek nüfusunu geçtiği tek yaş grubu 65+'dır. Bu zamana kadar çoğu kadın mutlu bir evlilik geçirmiş, dul kalmıştır.

ABD'de cinsiyete göre yaş grubu

0-14: Erkek = 31095847 - Kadın = 29715872
15-64: Erkek = 100022845 - Kadın = 100413484
65 ve üstü: Erkek = 15542288 - Kadın = 21653879

ABD'de kadınlar, erkeklerden biraz daha fazla olmasına rağmen, farkı yaratan yaş grubunun 65+ olduğundan dolayı Zakir Naik'in iddialarından çok uzaktır. İnsanların genelde evleneceği yaş grubu 15-64 ve bu yaş grubunda erkek ve kadınların nüfusu neredeyse aynıdır.

Şimdi de İslam ülkelerinden birine bakalım: Suudi Arabistan'da cinsiyete göre yaş grubu

0-14: Erkek = 5261530 - Kadın = 5059041
15-64: Erkek = 9159519 - Kadın = 6895616
65 ve üstü: Erkek = 342020 - Kadın = 302005

Erkek nüfusunun kadın nüfusunun çok ötesine geçtiğini net bir şekilde görebiliriz. Farkı yaratan yaş grubu 15-64'tür. Naik'in mantığına göre İslam devleti Suudi Arabistan polijini'yi(Çok karılılık) değil, Poliandri'yi(Çok kocacılık) izlemelidir.

1. Bir erkeğin çok kadınla evlenmesinin savunulacak bir yanı yoktur. Aslında 4 kadın ile evlenmek daha büyük bir sorun yaratır. Açıklama şöyle her 100 erkek için 101 kadın vardır. Eğer bu 100 erkekten sadece 2 tanesi 4 kadın ile evlenirse, geriye 98 bekar erkek, 93 bekar kadın kalır. Şimdi evlenmemiş erkeklerin sayısı, kadınlardan fazladır. Peki, İslam Poliandri'ye izin veriyor mu? Hayır. Yani polijini sadece daha fazla dengesizlik yaratır. Ve biz sadece 100 erkekten 2 tanesini konuştuk...

2. Erkeklerden daha fazla, kadın olduğuna inanırsak, bir erkeğin birden fazla kadın ile evlenmesi iyi olabilir. Fakat eğer tersi olursa? Kadınların, birden fazla erkek ile evlenmesi de iyi olabilir. Ancak İslam buna izin vermez.

3. Naik, çok eşliliğin aldatmayı bitireceğini iddia ediyor. Bu sakat bir mantıktır. Hırsızlık yapmak, hırsızlığa son verecek demek gibi..

4. Naik, erkeklerin çok eşliliğinin doğada olduğunu söyler. Ancak doğada çok eşli dişiler, tek eşli erkekler de olduğu için bu genelleme yanlıştır. Bu insan doğası gereği bencildir, başkalarına ihanet etmelidir demek gibidir. İnsan biyolojik açıdan çok eşlidir ancak sosyal açıdan tek eşlidirler. Söz konusu çok eşlilik her iki cinsiyeti de kapsıyor.

5. Naik, ABD'de yaşayan Gayları da hesaba katıyor. Ancak Lezbiyenlerden hiç bahsetmiyor.

6. Evli olmayan kadının tek seçeneğinin, evli bir erkekle evlenmek olduğunu söylüyor. Bu son derece gülünç bir şeydir.

Hristiyanlık ve Budizm gibi bekarlığı kutsal sayan dinler vardır. Ayrıca bu görüş İslam tarafından reddedilse bile İslamda Sufilik olarak varolmuştur. Yani tek seçenek hiç bir zaman evlenmek olmadı.. Ayrıca dünyada yeterince insan vardır ancak yeterince kaynak yoktur. İslamın istediği gibi herkes evlenirse, dünya nüfusu önlenemez bir şekilde büyük hızla artar ve sonunda kaos, ölüm, açlık, salgın hastalıklar vs. olur. İnsanların bekar kalmayı seçmeleri veya LGBT bireylerinin varlığı nüfusun kontrolünü bir nevi sağlamaktadır.

2
20.07.2019 01:21

Arjiri

Gümüş, insan vücudundan kolaylıkla atılabilen bir element değildir ve daimi olarak vücutta depolanır. Gümüşe, gümüş tozuna ve hem de gümüş muhtevalı diğer kimyevi bileşiklere uzun müddetli maruz kalmak, vücudunuzdaki gümüş miktarını hızla arttıracaktır. Evvela fark edilmeden vücudun değişik bölgelerinde, cilt altında, uzuvlarda biriken bu gümüş, tıpkı resim çekiminde kullanılan gümüşte (veya diğer metallerde) olduğu gibi, ışığa maruz kaldığında karararak renk değiştirir. Bunun neticeninde gümüşe fazla maruz kalmış kişi, mor veya mavi bir renk almaya başlar. İşte bu vaziyet, tıp biliminde "arjiri" olarak bilinmektedir. Yukarıdaki fotoğraftaki Paul Karason'ın olayını, aşağıdaki İngilizce videodan izleyebilirsiniz:

0
27.07.2019 00:43

14 yaşındaki kız çocuğuna 7 kişinin tecavüz etmesi

Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesinde, Sevgi Evi'nde kalan 14 yaşındaki B.K. adlı kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen 7 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 5'i tutuklanırken, 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Arkadaş ne zaman bu kadar kötü bir toplum olduk çıktık. Cezaları ağırlaştırın artık. Sürekli bu haberleri okuyup kahır mı olalım?! Meclisdeki millet vekilleri uyuyor mu? Kendilerine göre anında yasa kanun vs çıkarılırken iş mazlumları korumaya gelirken ense kebab, bu ülke böyle giderse sonumuz peşişan..

2
Şirin Baba frigs paylaştı

ADALET DEDİĞİN BÖYLE İŞLER..

Kanada’da ihtiyar bir adam ekmek çalmaktan tutuklanıp mahkemeye sevk edildi.
Yaşlı adam suçunu kabul edip itiraf etti.
Ve yaptığı hatayı şöyle açıkladı:
"Çok acıkmıştım neredeyse açlıktan ölecektim."
Hakim şöyle hükmetti:
"Sen hırsızlık yaptığını biliyorsun ve ben senin on dolar tazminat ödemene hükmediyorum.

Bu parayı ödeyemeyeceğini bildiğim için senin yerine ben ödeyeceğim. "

Duruşma salonunda herkes susmuştu, hakim cebinden on dolar çıkardı ve ihtiyar adamın tazminatı olarak hazineye götürülmesini istedi.

Ardından ayağa kalktı ve salondakilere hitaben: "Hepiniz suçlusunuz ve her biriniz on dolar ceza ödemelisiniz zira sizler öyle bir şehirde yaşıyorsunuz ki ihtiyar bir adam açlıktan hırsızlık yapmak zorunda kalıyor.

Duruşma salonunda 480 dolar toplandı ve toplanan parayı hakim ihtiyar adama verdi.

Ve sözlerine şunu ekledi.

"Eğer medeni insanların yaşadığı bir şehirde fakir görürseniz bilinki o şehrin yöneticileri halkın malını çalıyorlar"

0
Spock frigs paylaştı

Terk edilen bebeklerin kimliğine anne ve baba adına ne yazıldığını az önce ögrendim. Adem ve Havva yazılıyormuş.

1
15.08.2019 22:17

Malatya'lı orospu Kezban

Bu hikâye Malatya’da geçer. Bu, bir tercüman eşliğinde eğlenmek için geneleve gelen iki Amerikalı coni ile genelevde çalışan Kezban’ın hikayesidir..!

Ah Kezban ah, eli öpülesi Kezban .! Belki de şimdi yaşamıyorsun. Keşke yaşasaydın da görseydin, gerçek orospunun kim olduğunu.. !

Menderes’in Türkiye’yi ‘küçük Amerika’ yapmaya çalıştığı günlerde, yani 1955-1960′lı yıllarda yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesidir,

Malatya’nın en canlı sokaklarından biri de, genelev sokağıdır,

Gündüz Cumhuriyet Bayramı kutlanmış. Gece saat 12′ye yaklaştığı sırada içeriye ağızlarında pipo, sarı saçlı, uzun boylu iki kişi ile beraber şık giyinmiş tombul bir adam girdi. Bu iki yabancı, ‘uzman’ sıfatıyla bir dost memleketten getirilmişlerdi,, Bir yıldır yakındaki 15.000 nüfuslu bir Anadolu kasabasındaydılar.

Daha önce Kaymakam kasabada böyle bir şey olamayacağını, arzu ederlerse falanca yerdeki ‘Türk pavyon’una gitmelerini tavsiye etmişti…Bunun üzerine iki genç, tercümanlarını da yanlarına alarak önce Malatya’ya, sonra da faytoncunun rehberliğinde buraya gelmişlerdi…

Yani Malatya genelevi’ne..!

İlk dakikalarda yadırgadıkları bu yer, git gide hoşlarına gitmişti. Akşamdan beri 25 müşteri savmış olan Kezban, gramofona oynak bir plâk koymuş, kırmızı mayosunun içinde dönüp duruyordu… Yabancılar Kezban’ı seyretmeye başladılar. Sonunda Kezban’ı işaret ederek, tercümanlarına bir şeyler dediler…

Tercüman çaça kadın’a :

- Mösyöler bayanı istiyor..!

Tercümanı duyan Kezban adamlara şöyle bir baktı… Sonra :

- Müthiş yorgunum anne. Mazur görsünler..!

Cevap tercüme edilince, yabancılardan uzun boylusu sertleşen sesi ile :

- Ne demek..?

- Böyle yerlerde müşteri reddedilmez ..! diye diklendi…

Kezban hiddetlenerek :

- Yorgunum efendim..!.. Lâftan anlamaz mısınız siz..?

Tercüman :

- Bu mösyölerin kim olduğunu bilmiyorsun galiba ..? Hem bir orospu müşterisinin arzusunu yerine getirmeye mecburdur..!

Kezban :

- Ben orospuyum..! Ama bu mösyöler kim olursa olsunlar, arzularını yerine getirmeyeceğim..!

Diğer kadınlar şaşkın şaşkın ona bakmaktaydılar… Kezban’ı o güne kadar hep para canlısı olarak düşünmüşlerdi..!

Tercüman yediği hakareti hazmedememişti :

- Senin gibilerinin hakkından polis gelir..!

- Buyurun efendim, polis iki adımlık yerde..!

Şişman tercüman hışımla dışarı çıktı. Biraz sonra yaşlıca bir polisle içeri girdi… Ecnebilere karşı daima nazik olmayı, onlara kolaylık göstermeyi vazifesinin mühim bir düsturu sayan polis, Kezban’a :

- Mösyöler seni çiftetelli oynarken bulmuşlar, demek ki yorgunluk bahane, şu halde sebep ne Kezban..?

- Sadece istemiyorum..!

- Fakat vazifeni unutuyorsun. Sonra senin için fena olur..!

Genelevin dilberi Kezban, âdeta deliye döndü :

- Bana hiç bir şey olmaz, polis bey..! Ben gavurlara orospuluk yapmam polis bey .! Beni nihayet buradan başka bir yere sürebilirsiniz,! fakat sürüleceğim yer gene Türk ili değil mi ..?

Herkes susuyor, iki yabancı alık alık bakıyordu… Kezban ise yumruklarını sallayarak söyleniyordu :

- Ben gavur orospusu değilim, polis bey..!

- Ben Türk orospusuyum..!

Diğer kadınlar başlarını önlerine eğmişlerdi… Yaşlı polis ise gözlerindeki ıslaklığı göstermemek için, ağır ağır bahçeye çıkarken Kezban hâlâ bağırıyordu :

- Ben gavurun altına yatmam, polis bey..!

- Ben Türklerin orospusuyum..!

- Gâvurun değil..!

Bu anlatılanlar, kaderin sillesini yemiş vesikalı Kezban’ın , cılız öpülesi elleriyle , ülkemizi işgal eden gâvurlara attığı yaman tokadın hikâyesidir… İşte böyleee … Bir kaç dolar kazanabilmek için, yabancıların önünde eğilen bütün politikacılarımıza…

İş adamlarımıza,,

Bürokratlarımıza,,

Medya mensuplarına,,

Ve “keşke İngilizlerin idaresinde olsaydık ” diyebilen o çok namuslu ( ! ) hanım kızlarımıza,,

Ve ' keşke Yunan galip gelseydi' diyen vatan hainlerine,

Velhâsıl, kadın /erkek bütün vesikasız orospularımıza ithaf olunur ..!

Ve o şişman tercümanın adı neydi biliyor musunuz.. ?

TURGUT ÖZAL ..!

İyi akşamlar, iyi bayramlar dostlar,,
--------------------------------

Kaynak : Doç. Dr. Mehmet KAYA
Ondokuz Mayıs Üniversitesi,,

0
Şirin Baba frigs paylaştı

Vatikan Fetvası: Kadınların sevişirken “aman tanrım” diye bağırmaları zikir sayılmaz.
Kafir porno yıldızlarının cennet umutları çöpe gitti.

1
21.08.2019 00:10

Karşı ateş

Karşı Ateş :Bilindiği üzere karşı ateş, yangına karşı yangını kullanma metodudur. Karşı ateş büyük tehlikesi nedeniyle ancak yangın amiri veya onun görevlendireceği bir teknik eleman tarafından uygulanır. Karşı ateşin amacı hızla ilerleyen yangının önündeki yanıcı maddeleri azaltarak veya tamamen yok ederek yangının büyümeden kontrol altına alınmasını sağlamaktır.

Karşı ateş paralel metotla durdurulamayacağına kanaat getirilen, süratle ilerleyen ve büyük sahalara intikal ederek tehlike arz eden yangınların durdurulması veya en azından yangının ilerleme hızının azaltılması amacıyla uygulanır. Bu uygulamada orman alanında mevcut yangın emniyet yol ve şeritleri, orman yolları, tabii engeller ve açılacak yangın söndürme şeritlerinden istifade edilir. Karşı ateş yangının ilerlediği yamacın arka yüzünde eğimin % 20' den fazla olduğu durumlarda uygulanmaz.

a) Basit karşı ateş : Yangının ilerleme istikametine dik ve 6-10 metre genişlikte mineral toprak kadar temizlenmiş bir şerit açılır. Açılan bu şeridin ilerleyen yangına olan uzaklığı, rüzgarın hızına ve yanıcı maddelerin durumuna yani yangının ilerleme süratine bağlıdır. Bu uzaklık yangının durumuna göre en az 300 en çok 1000-1500 metre arasında olabilir. Yangının kıvılcımlarının açılan şeridin arkasında başlatabileceği nokta yangınları söndürmek amacıyla şeridin arkasında belirli aralıklarla yangın söndürücüler dizilir. Söndürme çalışmaları sırasında karşı ateşin uygulanmasına karar verildiğinde, bu amaçla açılacak şeridin mümkünse her iki ucunun tabii engellere ( yol, dere, nehir, açıklıklar, kayalıklar) bağlanması sağlanacaktır.

b) Kademeli karşı ateş :Bu karşı ateş uygulama şekli itibari ile basit karşı ateşe benzemektedir. Kademeli karşı ateş, yangın için fevkalade uygun şartlar nedeniyle tek bir karşı ateşle gerekli genişliğin sağlanarak ilerleyen yangını durdurmanın mümkün olmayacağı ve süratle ilerleyen bir yangının özellikle ön kısmını durdurmak ve açılmış bulunan ana savunma hattı arasında birbirine yakın olarak üç şeritte aynı anda yangın çıkartılır. Burada önemli olan husus yangın ucunun ilk kademeli karşı ateş şeridine ulaşmadan önce, diğer iki şeritte seyreden yangının birbirine ve aynı anda yangın söndürme şeridine ulaşması yani tüm karşı ateşlerin aynı anda birbirine kavuşmasıdır.Karşı ateş ve kademeli karşı ateş, ancak yangın amirleri veya yangın amirinin uygun göreceği tecrübeli teknik elemanlarca uygulanacaktır.

0
30.08.2019 16:05

Çöpleri otomatik olarak algılayan ve toplayan sistem

Dünya genelinde sayısız ülke, nüfusun günlük olarak ürettiği büyük miktarda atık nedeniyle, özellikle kentsel alanlarda, atık toplama ile ilgili büyük problemlerle karşı karşıya kalmaktadır. Teknoloji, örneğin çöp toplamak ve toplamak için daha etkili araçların geliştirilmesi yoluyla, bu sorunların ele alınmasında önemli bir rol oynayabilir.

Bunu akılda tutarak, Hindistan'daki Vishwakarma Devlet Mühendislik Koleji'ndeki araştırmacılar son zamanlarda otomatik çöp algılama ve toplama için ucuz ve etkili bir sistem yarattılar. ArXiv'de önceden yayınlanmış bir makalede sunulan sistemleri, çevresindeki atıkları tespit etmek ve bulmak için yapay zeka (AI) algoritmalarını kullanır ve daha sonra robotik bir tutucuyu alır.

Araştırmacılar, “Çağdaş yöntemler, artan kentsel nüfusun ürettiği katı atık miktarını yönetmeyi zor buluyor” diye yazdı. “Çöpü tespit etmek için AI algoritmaları kullanan çok hijyenik ve ucuz bir sistem öneriyoruz.”

Araştırmacıların AGDC (otomatik çöp algılama ve toplama) olarak adlandırdığı atık yönetim sistemi, bir robot gövdeden (bir taban, bir robot kol ve bir çekmece) ve birkaç makine öğrenme algoritmasından oluşur. Sistem , yerdeki ve çevresindeki çöpleri tespit etmek için evrişimli sinir ağları (CNN'ler) kullanır . Bir parça çöp algıladığında, bir kamera tarafından toplanan görüntüleri analiz ederek konumunu hesaplar.

Araştırmacılar, "Nesne tespiti, belirli bir sınıftaki nesnelerin (şişeler, kedi, köpek veya kamyon gibi) dijital formattaki görüntü ve videolardaki örneklerini tanımlamak anlamına gelir. "AGDC, çöpü görüntüdeki / videodaki diğer nesnelerle birlikte sınıflandırmak için nesne algılamayı kullanır. Nesne algılama algoritması, AGDC'nin görüntü veya videodaki ilgilenilen nesnenin (yani çöpün) bulunduğu yerleri tanımlamasını sağlar."

Çöpleri otomatik olarak algılayan ve toplayan bir sistem
Seri haberleşme akışı. Kredi: Bansal ve diğ.
Sistemin CNN'leri yakın çevresinde bir çöp parçası algıladığında, başka bir algoritma robotla çöp arasındaki mesafeyi tahmin ederken, robotun hedef konuma ulaşması için talimatlar üretir. Enkazın konumu ve bu talimatlar daha sonra robotun hareketlerini kontrol eden bir mikrodenetleyiciye beslenir.

Araştırmacılar, " Nesne algılama görevini tamamladıktan sonra , sonraki görev, robot kolunun çöpü toplamasına izin vermek için gerekli olan, robot kolunun tabanından nesnenin mesafesini belirlemektir" dedi.

Mikrodenetleyici, bir parça atığın nerede olduğu hakkında bilgi aldığında, robotu o konuma doğru hareket ettirir. Robot, CNN'ler tarafından tespit edilen çöpe nihayet ulaştığında, toplamak için bir robot kol kullanır ve vücuduna bağlı bir kaba (çekmeceye) bırakır.

Araştırmacılar, "Çöp toplayıcının tasarımı üç ana bölüme ayrılabilir: taban, robot kol ve çekmece". "Taban robotu çöplere doğru sürüyor, robot kolu çöpü alıyor ve çekmece robot kolu tarafından toplanan çöpü saklıyor."

Araştırmacılar, halihazırda 100-200g çöp toplayabilen atık tespit sistemlerinin bir prototipini geliştirdiler . Gelecekteki çalışmalarında, çekmecesini boşaltmadan önce iki ila üç kilo çöp toplayabilmesi için bu prototipi genişletmeyi planlıyorlar.

Ayrıca, ekip aynı anda AGDC'nin birden fazla çöp parçasını tespit etmesini sağlayacak yeni bir CNN modeli geliştirmeyi ve eğitmeyi düşünüyor. Sonunda, robotu internete bağlamak, örneğin belirli alanlarda atıkları verimli bir şekilde toplamak için işbirliği yapan otomatik bir sistem ağı oluşturarak daha geniş uygulamalara olanak sağlayabilir.

Daha fazla bilgi: Siddhant Bansal, et al. AGDC: Automatic garbage detection and collection. arXiv:1908.05849 [cs.RO]. https://arxiv.org/abs/1908.05849

0
23.09.2019 16:49

Sünnet düğününde twerk yapan kadın

Bence harika oynamıştır. Fakat Türkiye'de pek hoş karşılamazlar. Bu dans fazla cüretkâr. Bizim toplumumuz yanlış sinyal almaya meyillidir.

5
03.02.2019 12:17

Kısa boylu insanların daha kolay sinirlenmesi

Yapılan bir araştırmaya göre, kısa boylu erkeklerin uzun boylu olanlara oranla daha sinirli oldukları meydana çıktı. Araştırma aynı zamanda bu kişilerin, şiddete ve suça daha meyilli olduklarını da söylüyor.

ABD'de yapılan bir araştırmada, kısa boylu erkekler ve uzun boylular arasında, öfkelenme ve olaylara bakış açısı gibi konularda farklılıklar olduğu tespit edildi. Yaşları 18 ile 50 arasında değişen 600 erkek katılımcının üzerinde yapılan deneyler sonucunda, kısa boylu erkeklerin çok daha kolay sinirlendikleri, suç işlemeye daha meyilli oldukları ve şiddete yatkın oldukları ortaya çıktı.

Boy uzunluğunun, kişilerin davranış biçimlerini nasıl etkilediğine dair yapılan başka bir çalışmada da kısa boylu kişilerin daha öfkeli olmaya yatkın olmalarının yanı sıra, güvensizlik, korku ve paranoya gibi duyguları daha çok deneyimledikleri görüldü. Oxford Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada ise paranoyak davranışlar sergilediklerini kabul eden 60 kadın katılımcı, sanal gerçeklik ekipmanlarına bağlanarak test edildi. Londra'nın meşhur kalabalık metrosunda, CGI modellemesi ile yapılmış insanlardan dolu olan kalabalık içerisinde bir yolculuk yaptırılan denekler, daha sonra bir ankete tabii tutuldu. Anket sonuçlarına göre, daha kısa boylu olan kadınlar, olaylara daha farklı bir perspektiften bakıyorlar.

Araştırmacılar, normal şartlarda kişilerin yere daha yakın pozisyonda bulunmalarının, psikolojik olarak daha farklı hissettirdiğini söylüyorlar. Sanal gerçeklik oyunları gibi oyunlarda da kameranın bakış açısı gibi özellikler değiştirildiğinde, kullanıcılar kendilerini daha tehdit altında hissediyorlar. Bu durum bazı platformlarda, bazen bilinçli olarak yapılıyor çünkü kişileri daha tehdit altında hissettirerek şiddete meyilli hale getiriyor.

1
29.05.2019 18:48

Novel Gunleri

#NovelGünleri

Nedir bu Çin Web Romanları?

Öncelikle selamlar. Yeni bir fantastik akımından bahsetmek istiyorum. Konumuz Çin fantastik romanları ve ilgi çekici bir alan bizi bekliyor.

2006-2007 zamanlarında Çin'de başlayan akımlar, ilk olarak fantastik serilerden sebep ortaya çıkmamıştır. Daha çok insanlar, şu anda ülkemizde olduğu gibi romantizm ağırlıklı kitaplar okumaktaydı. Çin geçmişinde yer alan ve dövüş sanatlarını konu alan Wuxia türüyse güncelin arkasında kalmış, insanların ilgisini çekmemeye başlamıştı.

İşte tam olarak bu zamanlarda, ortaya çıkan iki yeni tür Web Roman dünyasını baştan aşağıya değiştirmeyi başardı.

Xianxia-Xuanhuan.

Kelime anlamıyla Xuanhuan Kahraman anlamına gelmektedir. Buna örnek vermek gerekirse Saf Kanın İlahi Tahtı ve Yüce İblis Hükümdarı gibi kitaplardan bahsedebiliriz. Xuanhuan türü, Çin'in wuxia dövüş sanatlarıyla batı fantastiğini birleştiren bir türdür. Genelde zayıf bir ana karakterle başlayan bu serilerde ana odak güçlenerek, vahşi dünyada hayatta kalmaya çalışmaktır. Şüphesiz ki bu romanların dünyaları gerek Yüzüklerin Efendisi'nden gerekse Harry Potter serilerinden daha geniştir. Her ne kadar yazarlar Tolkien kadar ince ve usta işlemeler yapamıyor olsalar da, daha çok karakter odaklı yazdıkları için insanı alıp götüren romanlar haline gelmişlerdir. Xuanhuan türünü okurken, daha önce bilmediğiniz ve ilk başlarda garipseyeceğiniz birçok elemente tanıklık edeceksiniz. Güç seviyelerini görecek ve ilk başlarda "8. Alem'in 19. seviyesi diye bir şey olur mu arkadaş?' diye soracaksınız. Yine de bu soru işaretlerinizin yanında, ister istemez aklınızda şöyle bir soru oluşacak: ''Bir sonraki bölümde ne oluyor?''

İşte işin en can alıcı kısmı da bu. Çünkü Web-Romanları öyle kitap gibi elinize alıp, okuyabileceğiniz şeyler değildir. İlk başta çoğu kitap tutkunu 'Öyle şey mi olur canım? Ben elimin değmediği şeyi okumam!' diye söyleyebilir; ancak genelde 1.5-2 bin kelimelere sahip olan bölümleri okumaya başladığınızda ne olduğunu bile anlayamadan kitaba kapılıyorsunuz. Çünkü karşınızda küçük bir evren olmayacak. Hayır, tam tersine bambaşka bir dünyaya adım atacaksınız. Ortalama bir kitap sayfasında 300-400 kelime olduğunu biliyorsunuz değil mi? İşte Çin-Web Romanları'nın ortalama kelime sayıları 1.5-2 milyon civarlarındadır. Temel matematik yapalım: 1.500.000/300=5000. Yani bu da demek oluyor ki, 5000 sayfalık bir kitap dünyasına adım atıyorsunuz. Üstelik bu sadece ortalama sayıdır. 6500 bölüme kadar ulaşan seriler bile mevcuttur!

Xuanhuan türünü biraz daha inceleyelim. Uçan kılıçlar, eski teknikler, elementleri kontrol etme özellikleri, dünyalar arası yolculuklar, yıldızları ve hatta dünyaları yok edebilen karakterler, yeni dünyalar yaratabilecek güce sahip olan karakterler, antik Çin Mitolojileri, Batı Mitolojileri, bazı zamanlar harem kuran karakterler ve bazı zamanlar da tek eşliliği seçen karakterler. Doğanın enerjisini manipule ederek güç seviyelerini artıran ve nihayetinde ölümsüzlüğe erişmeyi hedefleyen ana karakterler!

Bahsetmesine bahsedelim ancak, böylesine devasa dünyaları 3-5 kelimeyle anlatmanın mümkünatı yok. Bu yüzden, şansınızı denemeden tam olarak neyi kaçırdığınızı anlamayacaksınız!

Xianxia-Ölümsüz Kahraman

Xianxia türü zamanında Xuanhuan'dan daha az popüler olan bir tür olsa da, süper ikili Er Gen - I Eat Tomatoes sayesinde bu tür de hızlı bir yükselişe geçmiştir. Xuanhuan'dan farklı olarak Xianxia türü Taoist ve Budist felsefelere dayanır. Ana karakterlerimiz evrenin kurallarını, toprağın ve gökyüzünün kadim sırlarını, insanın özünde yatan enerjiyi, doğanın hayat verdiği yaşam formlarını ve daha nice şeyleri öğrenecektir. Taoist Mitoloji'nin temel olarak alındığı bu romanlar, beklentinizin aksine Felsefi ağırlıklı değil, mücadele ve olay odaklıdır. lir.

Xianxia türü Xuanhuan türünden daha derin ve daha gizemli evrenleri gözlerimiz önüne serer. Özellikle de Xianxia türlerinde, ana karakterin Xuanhuan'daki karakterlere kıyasla daha da güçlendiğini ve daha çok yer keşfettiğini görebilirsiniz. Aynı şekilde uçan kılıçların, kadim ejderhaların, dünya kanunlarının, Tao Elementleri'nin, eski ritüellerin, Tarikatlar'ın, Okulların, Ülkelerin ve İmparatorluklar'ın bulunduğu geniş bir evrendir. Ölümsüzlük olgusu Xianxia türünde daha sağlam bir yere sahiptir. Ölümsüzlük, Taoist Mitoloji'ye göre Gerçeğe Ulaşmak anlamına geldiğinden, ana karakterlerimiz dünya kanunlarını keşfederek şehirleri ve dağları tek bir el hareketiyle yok edebilecek güçlere erişecektir. Xianxia türündeki güç seviyeleri Xianhuan'dakilerin aksine 1-2-3-4 diye gitmez. Daha çok Houtian(Beden) Alemi, Xiantian(Ruh Alemi) vs. şeklindedir. Ayrıca Qi Yoğunlaştırması, Temel Oluşturma gibi alemlere de sahip olabilirler. Göz atmayanın pişman olduğu bambaşka bir evrene istediğiniz şekilde ulaşabilirsiniz.

Son çılgınlıktan bahsedelim- VRMMORP

MMORPG, çok oyunculu rol yapma oyunları olarak bildiğimiz bu oyunlar, gençlik çağlarında herkesin oynadığı ve hala daha oynamaya devam ettiği oyunlar arasındadır. Knight Online, World Of Warcraft, Metin 2, Silkroad gibi oyunların da içinde yer aldığı bu tür, şüphesiz ki milyonlarca insanı etkisi altına almıştır. Bizler de bu oyunu oynayan insanlar olarak, zamanından beri benzer düşüncelere sahip olmuşuzdur.

İşte son zamanlarda, gerçek dünyamızda emekleme aşamalarında olan Sanal Gerçeklik olgusu, Web-Romanlar sayesinde hayata geçmiş durumdadır.

Şüphesiz ki bu türün en ünlüsü Sword Art Online adlı anime/manga/light noveldır. Lakin, Sword Art Online'nın aslında o kadar da iyi bir roman olmadığını biliyor muydunuz? Bu buz dağının sadece görünen kısmıydı!

Zhan Long, Gece Korucusu.. İşte bu türün asıl devleri yukarıda bahsettiğim serilerdir! Oyun dünyalarının hayalini mi kuruyorsunuz? O zaman beklemenize gerek yok, hemen bu romanlara başlayarak ana karakterlerin yolculuğuna katılın.

site adresi: Novel Günleri

16
01.06.2019 17:47

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yeni genel af açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan genel af yasası haberleriyle ilgili son dakika açıklaması geldi. Erdoğan, ''2019'da genel af çıkacak mı?'' diye soran vatandaşa, ''Genel af yasası yolda'' işaretinde bulundu. Erdoğan konuşmasına ''ama'' diyerek devam etti. (BOLD MEDYA)

Erdoğan, '''Ben sizleri aldatamam. Şu anda Adalet Bakanlığımızın bu konuda bir çalışması var. Herkesi serbest bırakmak mümkün olmaz. Bu çalışma neticesinde bırakılabilecek olanlar, seçimlerden sonra meclis açıldığında görüşülecek'' dedi. Erdoğan'ın bu konuşması cezaevlerinde genel af ile ilgili en çok merak uyandıran haberlerden biri oldu.

Türkiye 15 Temmuz'dan beri genel af yasasıyla ilgili son dakika açıklamalarına ve haberlerine kilitlenmiş durumda. Yüzbinlerce mahkum ve tutuklu ''2019'da genel af çıkıyor mu?'' diye merak ediyor.

0
03.06.2019 09:48

İşte Binali Yıldırım'ın gizli mal varlığı

İşte Binali Yıldırım'ın dudak uçuklatan çok gizli mal varlığı. Karun kadar zengin çıktı.

Ekrem İmamoğlu'na karşı yarışan İBB Başkan adayı Binali Yıldırım'ın gizli serveti dudak uçuklattı. Yıldırım'ın yıllardır açıklamaktan kaçındığı o mal varlığı, merhum Sadri Alışık'ın ''Kırk Haramiler'' filmindeki hazine sahnesini hatırlattı.

Yıldırım ve oğulları tam anlamıyla multi milyoner... Yaklaşık 150 milyon Euro değerindeki mal varlıkları var. Bu yarım milyondan fazla asgari ücretlinin maaşına denk geliyor. Yıldırım mal varlığının tamamına yakınını yurt dışındaki offshore hesaplarında tutuyor.

Mediapart’ın ve Hollanda Gazetesi NRC'nin haberine göre, Binali Yıldırım ve ailesinin Malta ve Hollanda’da kayıtlı 30 kargo gemisi var. Dahası da var. Yıldırım'ın yine Hollanda’da her biri servet değerinde 10'a yakın gayrı menkulü var.

Binali Yıldırım gemicik filosunu 1998'de kurmaya başladı. Ülke 28 Şubat'ın yaralarını sarmaya çalışırken, Yıldırım Silver Fish yani Gümüş Balık adında eski bir kargo gemisi aldı ve Malta'daki paravan şirketler üzerinde sürekli yeni gemiler almaya devam etti.

Yıldırım'ın mal varlığındaki büyük patlama 2010 senesinde yaşandı. Bugün sahip olduğu onlarca gemiden 6'sını o yılda aldı. Gemilerin fiyatı 2 milyon euro ile 33 milyon euro arasında değişiyordu.

Binali Yıldırım gemilerin büyük bir kısmını İsviçre bankaları üzerinden nakit satın aldı. Geriye kalanları ise Kuveyt Türk Bankası'ndan çekilen kredilerle ödediği öne sürüldü. Gemicikleri yine Malta ve Hollanda'da kurduğu paravan şirketler üzerine kaydettirdi.

Fransız Medipart'a göre; Binali Yıldırım'ın Malta'daki gemilerinden bazıları, amcası Yılmaz Yıldırım'a kurdurduğu Ceren Danışmanlık Denizcilik şirketi üzerine kayıtlı. Diğerleri ise doğrudan oğlu Erkam Yıldırım tarafından yönetiliyor.

Binali Yıldırım'ın Malta'daki gizli mal varlığının Hollanda'daki yatırımlarının yanında devede kulak kalıyor. Mediapart, Yıldırım ailesinin sadece Hollanda’daki servetinin 120 milyon Euro’nun üzerinde olduğunu yazdı.

Erkam Yıldırım'ın Hollanda'da 3 milyon euro değerinde 6 ayrı mülkü bulunuyor. Bu emlaklar Castillo Real Estate BV şirketi üzerinden işletiliyor. Yıldırım hanedanının asıl hazinesi, yine Hollanda'daki Zealand Shipping şirketinin hesabında yatıyor. Sicil kayıtlarına göre, şirketin gemilerinin piyasa değeri 120 milyon euro civarında.

Ve dudak uçuklatan bir rakam daha. Binali Yıldırım Rotterdam, Armsterdam ve Almere adlı gemilerini tanesine 33 milyon euro yani toplamda 100 milyon euro ödeyerek satın aldı. Habere göre, Yıldırım ödemenin yüzde 50'sini kaynağı belli olmayan nakit parayla yaptı. Diğer yarısını ise Kuveyt Türk ve Yapı Kredi Bankası’ndan aldığı kredilerle tamamladı.

TR7-24'ün haberine göre, 2000'li yılların ilk çeyreğinde Binali Yıldırım'ın aile serveti deşifre oldu. Bunun üzerine gemilerden bazısı alelacele satıldı, bazısı ise söküme gönderildi.

2010'dan sonra Yıldırımlar servetlerine servet katmaya başladı. Bu dönemde fiyatları 1.9 ila 33 milyon dolar arasında olan 11 gemiyi banka kredisi olmadan nakit ödeyerek satın aldılar. Gemiler Türkiye yerine, yurt dışında iç içe geçirilmiş Offshore şirketler üzerine kaydedildi

Binali Yıldırım 2016'da Başbakan seçilince şirketlerini mal varlığında göstermemek ve güvenceye almak için yeğeni Süleyman Vural'a devretti.

Binali Yıldırım gizli mal varlığına şahitlik edenleri kamuda kritik görevlere getirdi. 3 gemisini yapan Sefine adlı tersanenin sahibi Suat Hayri Aka'yı 2014’te Ulaştırma Bakanı yardımcısı yaptı.

Tüm bunlar, Binali Yıldırım hanedanının su yüzüne çıkmış mal varlığı. Buzdağının görünmeyen yüzünde ne kadarlık bir servetin saklı olduğu ise henüz bilinmiyor.

kaynak: bold medya

0
13.06.2019 16:07

Motivasyon hikayeleri

#Motivasyon

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik
satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.
Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vazgeçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur diyorlardı.
Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi çiftlik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'.
Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boş verip çaresiz adamı işe aldı.
Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:
Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk!
Fırtına çıktı. Her şeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boş verin efendim, gidin yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.
Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı.
Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı: 'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'
Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.

2
15.06.2019 10:40

Beyaz zeytin

Yunanistan ve İtalya'ya özgü doğal bir tür olan beyaz zeytin akdeniz ikliminin hakim olduğu tüm bölgelerde yetişmektedir.

Meyveye yeşil rengi veren klorofili sentezlemeye bu ağaç türü avrupada yüzyıllardır ayinlerde, törenlerde ve özel günlerde kullanılmıştır.

Besin değerleri bilinen yeşil zeytin ile birebir aynıdır.

0
15.06.2019 13:09

Magnec

Türkiye'de Drupal geliştirme ve tasarım konularında hizmet veren öncü firmalardan.

https://www.magnec.com/

2
19.06.2019 12:00

Özgürlük

Kavram kime ne anlatıyor merak ediyorum.

Ulaşabilmek uğruna temel ihtiyaçlarımdan vazgeçebilirim ama ne kadar özgürüm? Özgürüz?

2