Popüler

Bugün en çok okunan başlıklar
04.07.2019 14:38

Janis Joplin

Kadife sesli kaçık, dişi Jimi Hendrix. Döneminin alkol ve uyuşturucu lanetinden kaybedilen efsanedir. Ülkemizde en sıkı hayranı olarak zerrin özer'i bilirdim.

Hayatıysa şöyle;

19 ocak 1941'de texas'ta dünyaya gelen joplin, 1962'de ilk blues ve rock şarkılarını söylemeye başladı. Walter Creek grubuna dahil olduktan sonra bir yarışmada derece aldılar. Bu olay Joplin'in hayatını değiştirdi.

1967'de Monterey Pop festivali'nde adını iyice duyurdu Joplin. grubuyla aldıkları albüm teklifi üzerine çalışmaya başladı ve sonuç1967'de grupla aynı adı taşıyan 'Big Brother & The Holding Company' albümü piyasaya çıktı.

1968'de çıkardığı 'Cheap Thrills' albümü rock tarihinin en iyi albümlerinden biri olarak anılır. Best of niteliği taşıyan albümün baştan sona hit'lerle doludur: ' Combination Of The Two', 'I Nedd a Man to Love', 'Summertime', 'Piece of My Heart', 'Turtle Blues', 'Oh Sweet Mary', 'Ball and Chain' ve 'Macig of Love'.

1969'da gruptan ayrıldı ve efsane grubu 'Kozmic Blues Band'i kurdu. Sam Andrew, Brad Champbell, Carnelius Flowers, Richard Kermode, Gabriel Mekler, Moury Baker, lonnie Castle, Roy Markowitz, Terry Clements ve Luis Gusco grupta yer alan isimler oldu.

1969'da yeni grupla 'I Get Dem Ol Kozmic Blues Again Mama' isimli albümü çıkardı. albümden öne çıkan parça sayısı bir önceki albümle kıyaslanınca içaçıcı değildi ama Joplin'in sesi her şeyi kotarmaya yetiyordu.

Konserler hızla devam etti, Joplin artık ciddi bir problemle karşı karşıya kalmıştı: uyuşturucu bağımlılığı. bu yüzden etrafındakiler onu yavaş yavaş terk etmeye başladı. 1969'da Woodstock'ı inleten sesler arasında o da yer alıyordu.

1970'de Full Tilt Boogie Band'i kurdu. 'Pearl' albümü çok kısa bir sürede kaydedildi. Albüm Joplin'in hayata ve müziğe vedası niteliğindeydi. Joplin, parçalarının çoğunu yaşamına giren insanlar için hazırladığını dile getirdi.

4 ekim 1970'te Hollywood'da bir otel odasında ölü bulundu. Ölüm nedeninin aşırı dozda uyuşturucu kullanımı olduğu açıklandı.

1
21.08.2019 00:10

Karşı ateş

Karşı Ateş :Bilindiği üzere karşı ateş, yangına karşı yangını kullanma metodudur. Karşı ateş büyük tehlikesi nedeniyle ancak yangın amiri veya onun görevlendireceği bir teknik eleman tarafından uygulanır. Karşı ateşin amacı hızla ilerleyen yangının önündeki yanıcı maddeleri azaltarak veya tamamen yok ederek yangının büyümeden kontrol altına alınmasını sağlamaktır.

Karşı ateş paralel metotla durdurulamayacağına kanaat getirilen, süratle ilerleyen ve büyük sahalara intikal ederek tehlike arz eden yangınların durdurulması veya en azından yangının ilerleme hızının azaltılması amacıyla uygulanır. Bu uygulamada orman alanında mevcut yangın emniyet yol ve şeritleri, orman yolları, tabii engeller ve açılacak yangın söndürme şeritlerinden istifade edilir. Karşı ateş yangının ilerlediği yamacın arka yüzünde eğimin % 20' den fazla olduğu durumlarda uygulanmaz.

a) Basit karşı ateş : Yangının ilerleme istikametine dik ve 6-10 metre genişlikte mineral toprak kadar temizlenmiş bir şerit açılır. Açılan bu şeridin ilerleyen yangına olan uzaklığı, rüzgarın hızına ve yanıcı maddelerin durumuna yani yangının ilerleme süratine bağlıdır. Bu uzaklık yangının durumuna göre en az 300 en çok 1000-1500 metre arasında olabilir. Yangının kıvılcımlarının açılan şeridin arkasında başlatabileceği nokta yangınları söndürmek amacıyla şeridin arkasında belirli aralıklarla yangın söndürücüler dizilir. Söndürme çalışmaları sırasında karşı ateşin uygulanmasına karar verildiğinde, bu amaçla açılacak şeridin mümkünse her iki ucunun tabii engellere ( yol, dere, nehir, açıklıklar, kayalıklar) bağlanması sağlanacaktır.

b) Kademeli karşı ateş :Bu karşı ateş uygulama şekli itibari ile basit karşı ateşe benzemektedir. Kademeli karşı ateş, yangın için fevkalade uygun şartlar nedeniyle tek bir karşı ateşle gerekli genişliğin sağlanarak ilerleyen yangını durdurmanın mümkün olmayacağı ve süratle ilerleyen bir yangının özellikle ön kısmını durdurmak ve açılmış bulunan ana savunma hattı arasında birbirine yakın olarak üç şeritte aynı anda yangın çıkartılır. Burada önemli olan husus yangın ucunun ilk kademeli karşı ateş şeridine ulaşmadan önce, diğer iki şeritte seyreden yangının birbirine ve aynı anda yangın söndürme şeridine ulaşması yani tüm karşı ateşlerin aynı anda birbirine kavuşmasıdır.Karşı ateş ve kademeli karşı ateş, ancak yangın amirleri veya yangın amirinin uygun göreceği tecrübeli teknik elemanlarca uygulanacaktır.

0
27.03.2019 15:07

Akp medyası

Türkiye'nin en büyük medya karteli. star, bugün, yeni şafak, zaman, vakit, kanal 24, kral tv, kanal 7, stv
haricinde sabah ve atv'yi de kendi bünyesine katan ve türkiye'de parti gazeteciliğini doruğa çıkaran anlayış. damadını çalık holding'de genel müdür yapan sonrasında da sabah ve atv'yi bu gruba vererek ne kadar müslüman, ne kadar demokrat olduğunu gösteren başbakan'a bağlı medya...

Bir taraftan tek tek gazete ve televizyonları alırken diğer taraftan gazetecilerin kazanılmış haklarını gasp eden en büyük medya işvereni olan akp, ülkemizde gazeteciği bitirmiştir. akp'ye şirin görünmek için yırtınan gazetecilerin bir bildiği varmış...

0
20.08.2019 01:49

Türk insanının yaptığı tembellikler

Yabancı dil öğrenmemek.
Spor yapmamak.
Sigarayı bırakmamak.
Fazla kilo almak.
Kitap okumamak.
Aile ve çocuklara zaman ayırmamak.
Para biriktirmemek.
Fazla TV seyretmek.
Yaptığı planlara uymamak.

2
08.07.2019 00:01

Seydioglu baklava

Bu firmanın sahipleri trafikte içinde hamile bir bayanın olduğu arabayı taciz etmiştir. İlgili görüntüler bu başlıkta gösterilmiştir; https://frigbo.com/p/hamile-kadinin-aracina-saldiran-maganda

Asla asla bu firmadan su bile alınmamalı. Hep birlikte boykot etmeliyiz. Sosyal medyada ki firma hesaplarına düşüncelerimi iletiyorum. Her yerde basıyorum eksiyi sizde tepkinizi gösterin böyle canice bir hareket cezasız kalıyor. Bizde bu şekilde verelim cezamızı.

#seydioglu

4
03.09.2019 11:56

Koltuk değnekleriyle girdiği hastaneden yürüyerek çıktı

TÜRKİYE’DE YILDA 100 BİN CİVARINDA PROTEZ AMELİYATI YAPILIYOR

Mehmet Serhan Albayrak'ın şiddetli ağrıları bundan tam iki yıl önce başladı. Oturup kalkmakta ve yürümekte güçlük çeken Albayrak, 2 koltuk değneğiyle hareket ediyordu. Yapılan tetkikler sonrası kalça eklemi ve kıkırdağında aşınma tespit edilen Mehmet Serhan Albayrak, kalça protezi sonrası koltuk değnekleri olmadan yeniden yürümeye başladı. Albayrak’ın ameliyatını gerçekleştiren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Faik Altıntaş, "Türkiye'de yılda 100 bin civarında kalça ve diz protezi ameliyatı yapılıyor. Kalça ve eklemleri korumak adına kilo kontrolü sağlanmalı ve düzenli egzersiz yapılmalı" tavsiyesinde bulundu.

"BU DURUM VÜCUDUMDA HASARLARA YOL AÇTI"

Oturup kalkmakta ve yürümekte güçlük çektiğini söyleyen Mehmet Serhan Albayrak, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Bacaklarımda hissizlik ve halsizlik vardı. Uzun süre yürüyemiyor ve yürüyüş sonrası ağrılarım oluyordu. Oturup kalkarken ağrılar kireçlenmenin neden olduğu bıçak yarası gibi bir ağrı hissi yaşıyordum, hayat kalitem düşmüştü. Bu durum vücudumun diğer bölgelerinde ağrılara neden oldu. Doktorum protez ameliyatını uygun gördü. Hastaneye 2 tane koltuk değneği ile eğik şekilde yürüyerek girdim. Hastalara tavsiyem böyle bir durumda hemen doktora başvursunlar. Geç kaldıklarında da kalça protezinden hiç korkmasınlar. Ben şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Bundan sonra hayat konforum olacak. Belli bir süre hareketlerime dikkat etmem gerekiyor. Ameliyattan önce bu hareketleri yapamıyordum. Şimdi protez nedeniyle gayet rahat yürüyorum."

İKİYE KATLANMIŞ ŞEKİLDE KOLTUK DEĞNEKLERİYLE YÜRÜYEBİLİYORDU

Mehmet Serhan Albayrak’ın ameliyatını gerçekleştiren Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Faik Altıntaş, "Mehmet Bey, bizim 11 bin 111’nci ortopedi hastamız. İlk geldiğinde iki koltuk değneğiyle sadece kısa mesafe yürüyebiliyordu. Kalçasındaki ağrı şiddetliydi ve hareketleri kısıtlıydı. Kalça ekleminin ve kıkırdağının tamamen aşınmış olduğunu tespit ettik ve kalça protezine karar verdik" diye konuştu. 

Kalça protezinin hastalar için yüzyılın en başarılı ameliyatı seçildiğinin altını çizen Prof. Dr. Faik Altıntaş, "Böyle bir durumda tercih edilen tedavi, o kalçanın değişmesi yani protezdir. Aşınan kıkırdak yerine titanyum protez uygulanır. Hasta hareket anında ağrılarından kurtulur ve istediği hareketi yapabilir. Bu ameliyatlar bugün başarılı bir şekilde Türkiye'nin her yerinde uygulanıyor" ifadelerini kullandı.

GENÇLERDE DE KIKIRDAK AŞINMASI YAŞANABİLİYOR

Prof. Dr. Faik Altıntaş, kalça ve eklem kaslarını korumak için alınacak önlemleri şöyle sıraladı:

"Öncelikle kilo kontrolü önem taşıyor. Bunun yanı sıra düzenli egzersiz yapmak gerekiyor. Adalenin her zaman güçlü olması önemli. Bu hastalığın biraz da genetik kökenli olduğunu unutmamalıyız. Kıkırdağın gücü genetik olarak belirleniyor. Bazı insanlarda genç, bazı insanlarda yaşlı dönemde kıkırdak aşınması, saçın beyazlaması gibi doğal bir süreç. Bunu da göz önüne alarak adaleyi güçlendirmek adına yürüyüş ve adale gerdirme egzersizleri yapabiliriz. Spor dalının adı ne olursa olsun amacımız adaleleri hareket ettirmek olmalıdır. Yürüyüş daha çok tercih edilmelidir."

0
08.09.2019 15:31

8k teknolojisi

8K çözünürlük hakkında bilmeniz gereken her şey

Süper çözünürlüklü ekranlar genel kullanıma girmek üzere

Ultra-yüksek çözünürlük sadece birkaç yıl önce gereksiz olsa da, bugünün en büyük üreticilerinden gelen ticari 8K TV'lere yönelik baskı, teknolojinin yerini piyasadaki en iyi TV'ler arasında artırmaya başladı.

Peki 8K çözünürlüğü gerçekten nedir ve bu kadar fark yaratır mı?

8K Nedir?
8K, görebileceğiniz en net fotoğraftan başka bir şey değil. Toplamda 33.177.600 piksele denk gelen 7680x4320 piksel olan 4K görüntüden dört kat daha fazla piksel var.

Neden buna 8K deniyor?
8K olarak adlandırılır çünkü görüntüler yaklaşık 8,000 piksel genişliğindedir, birkaç yüz verir veya alır, ancak teknik özellik Ultra HD şemsiyesi altında da gelir, bu nedenle bazı insanlar Ultra HD 8K terimini kullanır. Diğerleri hala , onu 2000 yılında yeniden icat edip 2012 yılında markasını taşıyan , Japonya'nın en büyük kamu yayıncısı olan NHK gibi 8K Süper Hi-Vision olarak adlandırıyor .

8K çözünürlüğü nedir?
8K çözünürlük 7680x4320 pikseldir, aynı zamanda 4320p olarak da adlandırılır - aynı nedenlerden dolayı Full HD 1080p olarak da adlandırılır - ancak daha çok Ultra HD 8K veya sadece 8K olarak adlandırılır. 8K ekranların toplamda 33 milyon piksele sahip olması, bu 33 megapiksellik bir görüntüdür.

8K içeriği nereden gelecek?
8K içeriği üretecek birçok kaynak var. Birincisi, yönetmenleri yeni RED Weapon 8K kamerayı kullanmaya başlayan Hollywood'dur ( Galaxy Vol. 2 Muhafızları zaten 8K'da ile şekilde çekildi).

Ve gerçekten ticari 8K TV'lerin ortaya çıkmasıyla birlikte, her türlü geleneksel TV prodüksiyon stüdyosundan (ve muhtemelen Netflix) büyüyen bir 8K içerik pazarı olacağından emin olabilirsiniz.

İkincisi, 2020'ye kadar beklemek anlamına gelen Tokyo Olimpiyatları . Ancak 8K yalnızca NHK tarafından Japonya'da yayınlanacak.

#teknoloji

0
18.07.2019 22:38

Medreselere yasal statü kazandırılması

Cumhurbaşkanı ve AKP Gene Başkanı Tayyip Erdoğan’ın yerel seçim öncesinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden gelen aşiret liderleri ile gerçekleştirdiği toplantıda ortaya çıkan medrese öğrencilerine diploma talebinin ayrıntılarına ulaşıldı. 10 yıldır devam eden tartışmanın uzun zamandır Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) gündemine getirildiği öğrenildi.

Cuhuriyet'ten Ozan Çepni'nin haberine göre, TBMM’de 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu ile kapatılan medreselere ilişkin tartışma yeniden başladı. AKP döneminde Tevhid-i Tedrisat hiç kabul edilmemiş gibi Doğu ve Güneydoğu’da çalışmaya devam eden medreseler, Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlere de yayıldı. Devlet kontrolü dışında merdiven altı medreselerde çocukların eğitildiği, taleplerin önceki bakanlar döneminde de MEB gündemine geldiği öğrenildi. Bakanlık, Tevhid-i Tedrisat nedeniyle bu yapılara yasal imkân sağlayamayacağını belirtti. Anayasa ve yasalarda değişiklik gerektiği için MEB’de çözüm bulamayan bu yapılanmalar süreci Saray’a taşıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda sadece talepleri not almakla yetindiği belirtilirken, köklü değişiklikler gerektirdiği için Saray’ın, ısrarlı taleplerin ardından topu MEB’e, bakanlığın da Saray’a attığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, bakanlıktaki bazı bürokratların ise bu konuda atılacak adımın ve halihazırda eğitime devam eden medreselere göz yumulmasının tehlikelerine işaret ederek, bu yapıların kapatılması gerektiğini savunduğu ve taleplere ilişkin süreci yavaşlattığı aktarıldı.

AKP ülkeyi her anlamda maf ediyor. Artık bırak bu koltuğu iyi yönetemiyorsun..

0
21.08.2019 22:52

Dinci gericiler göbekli tepeyi hedefe koydu

Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde yer alan Göbekli Tepe, yüzyılın en önemli arkeolojik keşfidir. Bir kült alanı, dünyanın en eski tapınağı vb. şekilde lanse edilen Göbekli Tepe’de; T biçiminde büyük taşlar (megalit) bir mimari bütünlük içirişinde inşa edilmiş ve taşların üzerlerine insan ve hayvan kabartmaları yapılmıştır. Yaklaşık 6 metre boyutlarına çıkabilen dikilitaşların 12.000 yıl önceye ait olması, hem arkeoloji dünyası için hem de dinler tarihi ya da geçmişe gizemli bir alan olarak bakan her oluşum için büyük bir sürpriz olmuştur.

Arkeoloji camiası bugüne kadar kabul edilen bir sürü bilimsel veriyi geçersiz hale getiren bu keşfi tartışırken, bazı çevreler Göbekli Tepe’nin “kutsal kitaplarda sözü edilen cennetin kapısı olmasından, uzaydan gelenlerin merkezi olmasına kadar” (Özdoğan 2015) tutarsız, hayalci ve saçma yorumlar da bulunmaktadır.

Neredeyse küresel bir hal alan bu “cehaletin” en son örneğine ne yazık ki ülkemizde şahit olduk. TRT Belgesel kanalında yayınlanan “Suların Ateşin ve Taşların İmparatorluğu” adlı belgeselde (!) semavi dinlerin ortak figürü olan İbrahim Peygamber ile Göbekli Tepe arasında bağ kurulmakta ve şöyle denmekte; “Göbekli Tepe’de yer alan heykellerin Hz. İbrahim’in babası Aser’in yapmadığını kim bize söyleyebilir? Ya da Hz. İbrahim’in kırdığı putların yer aldığı tapınağın Göbekli Tepe olmadığını ileri sürebilir miyiz?” Bu seslendirmeyi takiben Göbekli Tepe’den bir dikilitaşın parçalara ayrılışının canlandırılması yapılmakta, Irak ve Suriye’deki kültürel mirası katleden IŞID benzeri bir görüntü verilmektedir.

Unesco Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Göbekli Tepe, daha önce Davos’ta büyük bir organizasyonla tanıtılmıştı. Dünya Ekonomik Forumu’nun 46. Yıllık toplantısında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Doğuş Grubu’nun desteğiyle yapılan tanıtımda Göbekli Tepe’nin tarihi yanlış verilmiş, daha sonra basındaki haberlerden ötürü yanlış tarih değiştirilmişti.

Artık biraz silkinmemiz lazım. Göbekli’den ne istiyoruz? Nedir alıp veremediğimiz bütün dünyanın merakla ve heyecanla takip ettiği bu merkezden? Neden her güzelliğe düşmanlık ediyoruz? Google’da ya da Amazon’da bir Göbekli Tepe araması yapın bakın karşınıza nasıl yüzlerce kitap, makale, belgesel, fotoğraf çıkıyor. Bu gurur duyulası güzelliği niye katletmeye çalışıyoruz?

Arkeoloji insanoğlunun hayatı ve dünyayı anlama çabasına, merakına hizmet eden bir bilim alanıdır. Geçmişi anlayıp geleceğe umutla bakmaya yönelen naif bir düşünceye ve insanlığın gidişatı hakkında insanlığı bilgilendirme gibi bir misyona da sahiptir. Dünyanın arkeolojik açıdan en zengin topraklarında har vurup harman savuran bir zihniyetle hareket eden Türkiye, değersizleştirdiği arkeolojik geçmişine daha fazla sahip çıkacağına neden ötekileştirmektedir? Bu soruyu herkesin sorması gerekiyor. Neden her şeyi dine alet ediyoruz? Bu soruyu herkesin sorması gerekiyor. Neden her alanda cehalet bu denli kendine yer buluyor? Bu soruları herkesin kendine ve içinde yaşadığı sisteme sorması gerekiyor.

TRT’deki yayına dönüp sorularına cevap verirsek “Göbekli Tepe’de yer alan heykellerin Hz. İbrahim’in babası Aser’in yapmadığını kim bize söyleyebilir? Ya da Hz. İbrahim’in kırdığı putların yer aldığı tapınağın Göbekli Tepe olmadığını ileri sürebilir miyiz?”

Biz arkeologlar söyleriz. Göbekli Tepe ile Aser arasında hiçbir ilişki yoktur. Eğer cehalet içinde boğulmuyor olsaydınız gerek Yahudi ve Hıristiyan araştırmacıların hatta arkeologların gerekse İslami kaynakların Abraham/İbrahim’in hayatını anlamak ve algılamak adına yaptıkları çalışmalara değinirdiniz. Bilimin ideolojik bir araca dönüştüğü bu çalışmalar bana anlamlı gelmese de insanların bilme ve öğrenme özgürlüklerinin iyi bir örneğini oluşturur. Bunlara değinirdiniz.

Bize sorsaydınız din üzerinden böyle bir yorum yapamayacağınızı, insanların avcı toplayıcı bir yaşam sürdürdüğü bir dönemde Göbekli Tepe gibi bir şaheseri inşa etmelerinin ne anlama geldiğini öğrenirdiniz.

Sizin ifadenizle “Hz. İbrahim’in kırdığı putların yer aldığı tapınağın Göbekli Tepe olmadığını” ileri sürebiliriz. Hiçbir ilişkisi olmadığını, saçmalamış olduğunuzu da ileri sürebiliriz. Türkiye’nin bu en önemli kültürel miraslarından birini IŞID zihniyeti gibi tehdit edişinizi, hepimizin vergilerinden sağlanan paralarla finanse etmenizi de bir yurttaş olarak; meslektaşlarım, öğrencilerim ve fikirlerime katılan insanlar adına protesto ediyorum.

Yazar: Muammer İreç Tarih: 5 Ocak 2017

Yararlanılan ve “Önerilen Kaynaklar”

Mehmet Özdoğan, “Göbekli Tepe’yi Anlamak”, Aktüel Arkeoloji 2015. (Genel olarak derginin Göbekli Tepe’yi Anlamak sayısı)

Klaus Scmidt, Taş Çağı Avcılarının Gizemli Kutsal Alanı Göbekli Tepe, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2007.

0
Eva
19.07.2019 22:55

19 temmuz benzine indirim

Benzine gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere 20kuruş indirim yapıldı.İndirimin 11kuruşu pompaya yansıtılacak.

0