Din savunucularının zamanla değişmeleri

0 05.08.2019 10:43

Diderot şöyle bir eleştiri yapıyor:

"Her sofu katıdır, merhametsiz, acımasızdır, zavallı bir eş, zavallı vatandaş, zavallı kardeştir, vs. Bu görevler diğerlerine fazla tabidir

Dini görevlerin en kötü etkilerinden biri, doğal görevlerin değerini düşürmesidir, bunlar, gerçek görevlerin üzerine çıkarılmış, kuruntu mahsulü bir görevler dizesidir. Bir rahibe sorunuz, bir kutsal kase içine işemek mi daha kötüdür namuslu bir kadına iftira etmek mi? "Kutsal bir kaseye işemek ha! Kutsal şeylere hakarettir bu!" diyecektir size. Ve sonra iftiraya hiçbir resmi ceza yok. Kutsallığa hakaret için ise ateş. İşte bu, bir toplumda suçların her türlü gerçekçi tefrikini tamamen tersine çevirmektedir...

İncil’de - ki bu kitaba inanmak gerekir, ya da bu nokta hakkında hiçbir şeyi bilmemek gerekir - iki ahlak vardır. Bütün halklar için müşterek bir genel ahlak. Gerçekten Hristiyan ahlakı olan bir ahlak. Bu sonuncusu, benim tanıdığım en anti-sosyal ahlaktır. Dağdaki Vaaz’ı tekrar okumak zahmetine katlanınız. Bütün İncil’i yeni baştan okuyunuz ve Hristiyanlığa özgü kuralları toplayınız ve sonra bana, hangi mahiyette olursa olsunlar, beşeri bağları gevşetmeye daha müsait hiçbir şey var mıdır, söylersiniz."

(Diderot, İnsan Hakkında Mektup (Lettre sur l’Homme)’un Yayınlanmamış Yorumu, Les Matérialistes Français de 1750 d 1800, Sunan: R. Desne, Paris, 1964, s. 105’ten naklen).

Bunun üzerine Jaucourt şöyle bir savunma yapıyor:

"Kabul edilmektedir ki, eğer Hristiyanlar Mesih İsa’nın bu emirlerinden bir çoğuna uymak isterlerse, toplum kısa bir süre sonra tepe taklak olur; iyi insanlar kötülerin şiddet eylemlerine hedef olur, inanç sahibi bolluk sırasında kötü günler için hiçbir şey tasarruf etmediğinden, açlıktan ölmeye maruz kalır: bir kelimeyle herkes itiraf etmektedir ki, Rabbimizin kuralları genel güvenlik ve huzurla bağdaşır gibi değildir: işte yorumcuları kısıtlamalara, değişikliklere, imalı sözlere başvurmak zorunda bırakmış olan budur; ancak bütün bunlar gerekli değildir ve bize fazla özenti gibi görünüyor... Yorumcuları hataya düşüren şey, onların, bu üç bölümdeki, Rabbin kurallarının bütün Hristiyanlar için olduğunu sanmalarıdır; oysa, bir çoğunun bütün Hristiyanlar için geçerli olmasına rağmen, bir çoğunun da Rabbin havarilerine mahsus olduğuna ve yüklenmiş oldukları görevin icrası için bunların onlara verilmiş bulunduğuna dikkat etmelidirler... Rabbimizin vaazının onun havarilerine hitap ettiğine dair bu prensip ortaya konunca, artık hiçbir güçlük kalmamaktadır.

(Ansiklopedi, Jaucourt’un "Sermon de Jésus-Christ" maddesi).

Bugün ise dağdaki vaazın tüm Hristiyanlar için istisnasız geçerli olduğuna inanılıyor. Neden mi? Çünkü artık eleştirilmiyor. Tüm din inanlıları, eleştirilen inançlarını sırf eleştiren kişiler eleştiriyor diyerek yeniden düzenlerler.
Caner Taslaman'ın geleneksel İslama yönelik eleştirilerinin hepsinde "Ateistler şöyle diyor." dediğini fark etmediniz mi? Dinleri, din savunucularından değil; dinin kaynaklarından öğrenmelisiniz.

(Dağdaki vaaz İncilin Matta kitabının 5. bölümünde bulunur)